Mehir, İslam hukukuna dayanan ve geleneksel olarak evlilik akdi sırasında erkeğin kadına taahhüt ettiği maddi bir yükümlülüğü ifade eden bir kavramdır. Türk hukukunda ise mehir alacağı, genellikle evlilik sürecinde yapılan anlaşmalar ve evliliğin sona ermesi durumunda gündeme gelen taleplerle ilişkilendirilir. Bu bağlamda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, mehir alacağının yazılı bir belge ile kararlaştırılabileceği gibi sözlü olarak da taahhüt edilebileceğine dair dikkat çeken bir karar vermiştir.
Mehir Nedir?
Mehir, evliliğin bir gereği olarak erkeğin kadına belirli bir mal veya para vermesini öngören bir taahhüttür. Bu taahhüt, evliliğin başlamasıyla birlikte erkeğin kadın lehine yükümlü olduğu bir borçtur. Mehirin, peşin (maktu mehir) ya da evlilik sürecinin sonunda (muaccel mehir) ödenmesi kararlaştırılabilir. Türk Medeni Kanunu’nda açıkça düzenlenmiş bir mehir kavramı bulunmamakla birlikte, evlilik sözleşmesinin bir unsuru olarak değerlendirilir ve borçlar hukuku kurallarına tabidir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: Mehir Alacağı Sözlü Olarak da Kararlaştırılabilir
Yakın zamanda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, 2022/1436 E. 2023/1430 K. Sayılı kararında mehir alacağına ilişkin önemli bir karar vermiştir. Bu karara göre, mehir taahhüdünün yalnızca yazılı bir mehir senedi ile değil, aynı zamanda sözlü olarak da kararlaştırılabileceği hükme bağlanmıştır. Mahkeme, davacı kadının mehir alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davasını reddetmiş olsa da, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, sözlü taahhütlerin de dikkate alınması gerektiğine vurgu yapmıştır.
Kararın Detayları ve Hukuki İnceleme
Karar şu şekildedir:
“ Davacı kadının dava dilekçesinde, davalının taahhüt ettigi 30.000 TL mihrin verilmesini
talep ettigi, davalı erkegin cevap dilekçesinde taahhüt edilmis bir mehir alacagının olmadıgını
savundugu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamına göre, davacı tarafın 30.000
TL mehir alacagının varlıgını, mehir senetinin düzenlendigini, imzalanan bir mehir senetinin
varlıgını ispat edemedigi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmis ise de, mehir alacagının yazılı
olarak düzenlenebilecegi gibi, sözlü olarak da kararlastırılabilecegi, bu nedenle mehir seneti
düzenlenmedigi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı oldugu, tanık beyanlarının
bu minvalde degerlendirilmesi gerektigi, tanık beyanlarının ret ve üstün tutulma sebeplerinin
gerekçeli kararda yer alması gerektigi , mahkemece halen kadının davayı ispat edemedigi kanaatine
varıldıgı takdirde kadının cevaba cevap dilekçesinde yemin deliline de dayandıgı görülmekle,
davacı kadına mehir alacagı ile ilgili iddiası yönünden diger tarafa yemin teklif etme hakkının
hatırlatılması, karsı tarafın teklif olunan yemini edaya hazır oldugunu bildirmesi halinde, yemin
teklif edilen tarafın usulünce yemine davet edilmesi (HMK m. 228) ve sonucuna göre hüküm
kurulması gerekirken, bu hususta eksik inceleme ile hüküm kurulması dogru bulunmamıstır.
Gösterilen sebeple, davacının istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi
kararının kaldırılmasına, dosyanın geregi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar
verilmesi gerekmistir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı tarafın istinaf basvurusunun KABULÜ ile, Gebze .Aile Mahkemesi’nin E.-
K. sayılı kararının, HMK nun 353/1-a-6 maddesi geregince KALDIRILMASINA ve eksik
hususların tamamlanması ve davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının ilk derece
mahkemesine GERI GÖNDERILMESINE“
Özetle, söz konusu kararda, davalı erkek, mehir alacağına ilişkin bir taahhüt bulunmadığını savunmuştur. Mahkeme, yazılı bir mehir senedinin varlığını ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Ancak Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, mehir alacağının yalnızca yazılı olarak değil, sözlü olarak da kararlaştırılabileceğini belirterek, tanık beyanlarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Bu doğrultuda Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, tanık beyanlarının kabul veya reddedilme nedenlerinin gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Ayrıca, davacı kadının yemin deliline dayandığı göz önüne alınarak, mehir alacağı iddiası açısından kadına karşı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiğini belirtmiştir. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini belirterek, davayı bozmuştur.
Mehir Alacağının İspatında Tanık Beyanları ve Yemin Delili
Mehir alacağı, genellikle yazılı bir belge ile ispat edilmeye çalışılsa da, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararıyla sözlü taahhütlerin de hukuken geçerli olabileceği ve tanık beyanlarının bu süreçte büyük önem taşıdığı vurgulanmıştır. Mehir alacağını ispatlayamayan kadın, tanık beyanlarına dayanabilir ve karşı tarafa yemin teklif etme hakkını kullanabilir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu kararı, mehir alacaklarıyla ilgili açılan davalarda yalnızca yazılı belgelerin değil, sözlü beyanların da dikkate alınabileceğini ve bu konuda tanıkların ifadelerinin büyük önem taşıdığını göstermektedir.:
Mehir Alacaklarıyla İlgili Dava Süreçlerinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Bu karar, mehir alacaklarıyla ilgili davalarda sözlü anlaşmaların da geçerli olabileceğini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Evlilik sırasında mehir konusunda yazılı bir anlaşma yapılmamış olsa dahi, sözlü taahhütlerin hukuki olarak geçerli olduğu ve tanık beyanlarının bu süreçte önemli bir rol oynadığı unutulmamalıdır. Mahkemeler, tanık ifadelerini değerlendirirken gerekçeli kararlarında bu beyanları reddetme veya kabul etme nedenlerini açıkça belirtmelidir. Ayrıca, yemin delili gibi unsurlar da göz ardı edilmemelidir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi’nin bu içtihadı, mehir alacağı davaları açısından önemli bir yol gösterici niteliğindedir ve tarafların bu tür davalarda haklarını daha etkili bir şekilde savunabilmelerine olanak tanımaktadır.
